Cinsiyet, zorunlu askerlik, koruma ve Suriye’deki Savaş

İngilizce’den çeviren: Translators for justice
Kaynak: http://www.fmreview.org/en/syria/syria.pdf
Forced Migration Review 47, Eylül 2014

Rochelle Davis, Abbie Taylor ve Emma Murphy

Suriye sınırları içerisinde kalan erkeklerin verdiği  mücadeleler ve ülkeden kaçarak savaştan sıyrılmayı seçen erkeklerin karşılaştığı engeller, “savunmasızlık” teriminin klasik anlamı dışında  yeniden tanımlanmasının  ve hem sivil erkeklerin bizzat kendilerinin hem de  ihtiyaçlarının birer sorundan  çok çözümün parçası olarak görülmesinin gerektiğini ortaya koymaktadır.  2014 yılının Şubat ayında Suriye’nin Humus kentinin bazı bölgelerinde ilan edilen insani ateşkes, 2013’ün sonlarından beri abluka altında olduklarından gıdaya, tıbbi bakıma ve gerekli malzemeye erişimi gittikçe kısıtlanmış sivil halkın tahliyesine imkân tanıdı. Kadınlar, çocuklar ve yaşlıların şehri terk etmesine izin verilirken, yaşları 15 ve 55 arasında olan 500’ün üzerinde erkek sorgulama ve güvenlik taraması için şehirde tutuldu.

Humus’taki bu durum, Suriye’deki çatışmanın gerçek boyutunu gözler önüne seriyor.  Bu yaş aralığındaki erkekler, özellikle de genç olanlar, cinsiyetlerinden ötürü potansiyel birer savaşçı olarak görülmekte.  Yani, bir erkek silahsız olsa da, savaşın içinde yer almasa da, en azından savaşmaya istekli bir birey olarak nitelendiriliyor. Bu nedenle bir erkek rejim, muhalif hareketler ve sığınılan ülkelerin hükümetleri tarafından ya bir kazanç ya da bir tehdit olarak algılanıyor. Yani erkekler hiçbir zaman kadınlar, çocuklar ve yaşlılar gibi tarafsız bir sivil olarak görülmüyor.∗

Suriye sınırları içerisinde zorunlu askerlik ve savaş

Suriye rejimi kontrolü altındaki bölgelerde erkekler, inançları ve siyasi düşünceleri ne olursa olsun, 18 yaşına geldiklerinde askere gitmek zorunda. Ancak,  ciddi bir sağlık sorunu ya da bir evin tek erkek çocuğu olmak gibi bazı nedenlerden ötürü askerlikten muaf olabilir ya da belirli bir hizmetle görevlendirilebilirler. Buna alternatif olarak, bedelli askerlik de yapabilirler (2013 yılında hükümet bedelli askerlik ücretini 7,500 dolardan 15,000 dolara yükseltti.) Üniversite öğrencileri askerliği tecil ettirebilir, memurlar ya da yurtdışında yaşayan erkekler de her yıl istekte bulunmak koşuluyla 5 yıla kadar tecil hakkına sahiptir. Ancak çatışmalar başladığından beri, 42 yaşını geçmemiş olan erkekler askerliklerini yapmış olsalar da tekrar askere çağrılıyor.

Sürekli değişen keyfi politikalardan ötürü birçok Suriyeli erkek Suriye’de kalıp sistemi yasal yollardan değiştirmeye çalışmak konusunda korku ve çekinceleri olduğunu dile getiriyor. Askerlik çağındaki birçok erkek, 2011 yılı Temmuz ayı sonunda Özgür Suriye Ordusu’nun (FSA) kurulmasından ve rejimin bütün ülke üzerindeki şiddetli baskısının yoğunlaşmasından sonra hem askerlikten hem de zorunlu hizmetten kaçmıştır. Birçok insan kendileri için dönüm noktasının 18 yaşındaki oğulları ya da erkek kardeşlerini askere almak için bir subayın elinde celp kağıdıyla kapılarını çalması olduğunu söylüyor.

Aile üyelerinin ölümü nedeniyle, bazı erkekler evin reisi konumuna geliyor ve ailelerinin geçimini üstlenmek durumunda kalıyor, bunu da Suriye’de aktif ya da potansiyel bir savaşçı olarak yapmaları olanaksız. Görüşülen erkeklerden bazıları da sürekli baskıya maruz kalan ya da evleri rejim tarafından yok edilen üniversite öğrencileri, bu durumda eğitimlerine devam edemediklerinden askerliği tecil hakları da ortadan kalkmış oluyor. Bu genç insanlar ne hükümetin ne de silahlı muhalefetin ordusuna katılmak istediklerinden kaçtıklarını söylediler.

Ayrıca, daha önce Suriye ordusunda görev yapmış erkekler, kaçma nedenleri arasında, sokaklarda şiddet içermeyen protesto eylemleri yapan Suriyeli sivillere ateş açmaları emredilmesinin de olduğunu belirtti. Barışçıl direnişe silahlı bir muhalefetin eklenmesi de, muhaliflerle aynı fikirde olan erkeklerin bile Suriye’den kaçmasında önemli bir rol oynuyor. Bütün bu erkekler için Suriye’de kalmak; ya eline silah alıp savaşa katılmak ya da askerlikten kaçmaya çalışmak demek  – asker kaçağı olarak yakalanmak ise uzun süreli gözaltı, işkence ya da ölüm anlamına geliyor.

Böylece birçok erkek ya kendi isteğiyle ya da aile baskısı sonucu komşu ülkelere veya rejimin kontrolü altında olmayan yerlere kaçıyor ya da Suriye sınırları içerisinde saklanıyor. Görüşülen erkeklerden bir kısmı, bazı arkadaşları ve komşularının oğullarının askerlikten kaçmak için saklandığından, kaçırılmış ya da öldürülmüş numarası yaptığından bahsetti. Uluslararası toplumun, Suriyelilerin ve çatışmalarla ilgisi olan herkesin bu erkeklerin kendilerinin ve ailelerinin güvenliklerine yönelik tehditlere rağmen savaşmamayı ve çatışmadan uzak durmayı seçtiklerini görmesi önemlidir.

Birçok Suriyeli, rejimin değil, Özgür Suriye Ordusunun ya da yerel meclisin kontrolünde olan bölgeleri askerlikten kaçan ve orduyu terk edenler için güvenli sığınaklar olarak görüyor. Ancak, bu bölgelerde 12-16 yaş arası genç erkekler ve çocukların beyin yıkama kampanyaları ile İslami cihatçı gruplara kazandırılmaya çalışıldığını gösteren raporlar da var ve aileler oğullarını ve erkek kardeşlerini bu ortamdan uzaklaştırmaya çalışıyor. 2014 Mart ayından beri, rejimin rastgele bombaladığı alanların genişlemesi ve rejim kontrolü altında olmayan bölgelerdeki kasaba ve köylerde İslami cihatçı grupların yönetimi ele geçirmesiyle şiddet kullanmayan eylemcilerin hedef alınarak öldürülmesi, bir grup erkeği (özellikle de önceden bu bölgeleri nispeten güvenli görmüş olanları) çoğunlukla ülke sınırları dışına kaçmaya zorladı.

Suriye’den kaçmanın önündeki engeller

Ancak, ülkeyi terk etme ya da başka bir ülkede güvenli yaşama hakkı Suriye’den kaçmaya çalışan her erkeğe tanınmıyor. Suriye hükümeti, 2 yıllık zorunlu askerlik görevini yerine getirmeyenlere ülkeyi terk etmeyi zaten yasaklamışken, 2012 Mart ayında bu yasak genişletildi ve 18 – 42 yaş arası bütün erkeklerin (askerlik görevini tamamlamış olmalarına bakılmaksızın) önceden izin almadan yurtdışına seyahat etmesi yasaklandı.

Tabii ki birçok erkek Suriye’nin çoğu kontrol noktasından yetkilileri atlatıp izinsiz olarak Lübnan’a ve Ürdün’e kaçmayı başarabiliyor. Aileleriyle birlikte rejimin kontrolü altındaki alanlardan Türkiye ve Irak sınırları yakınındaki muhaliflerin kontrolünde olan alanlara kaçanlar da var. Bu erkekler artık Suriye ordusunda zorunlu askerlik tehlikesinden uzak olsalar da, cinsiyetlerinden ötürü başka tehlikelerle karşı karşıya.  Kendilerinin ya da aile bireylerinin politik etkinlikleri dolayısıyla yeni militan gruplar tarafından gözaltına alınabilir, işkence edilebilir, hatta idamla tehdit edilebilirler; cinsiyetlerinden ötürü şiddete ve direnişe önayak olabilecek birer tehdit olarak görülüyorlar.

Suriye sınırını geçmeyi başarabilmiş erkeklerin komşu ülkelere girişleri aralıklı kısıtlamalarla engelleniyor. Sonuç olarak Lübnan, Türkiye, Ürdün ve Irak’ta yaşayan Suriyeliler iki kategoriye ayrılmış durumda: bu ülkelere yasal yollardan giriş yapanlar ve ev sahibi ülkenin göçmenlik sistemine resmi olarak kayıt yaptırmadan izinsiz giriş yapanlar. IŞİD’in Irak’a ilerlemesinden önceki döneme ait raporlar, Kuzey Irak’taki Kürt Bölgesel Yönetimi’nin sınırlar açıkken Suriye’den insanları kabul edip iş aramalarına izin vermesine rağmen, Irak’taki merkezi hükümetin Suriyeli genç erkeklerin giriş yapmalarına izin vermediğini gösteriyor. IŞİD’in çeşitli sınırlardaki mevcut hâkimiyetinin mülteci hareketi ve bu politikalar üzerinde ne gibi bir etkisi olacağı belirsiz. 2013 yılından beri Ürdün tek başına olan erkeklerin ülkeye girişini engellemekte. Bunun sonucu olarak, erkeklerin çoğu Ürdün’e doğudaki çöl üzerinden yasal olmayan yollardan giriş yapmak için riskli ve uzun yolculukları tercih ederken, bazıları da kadın akrabalarıyla yolculuk etmek ya da sınırlardaki kontrol noktalarından geçerken başka ailelere eklenmek zorunda kalıyor.

Tek başına yolculuk eden erkeklere karşı yapılan bu ayrımcılık, baba, oğul, erkek kardeş ya da eş konumunda olan erkeklerin aksine görünürde bir aileye dahil olmayan yalnız adamların ve erkek çocuklarının güvenliğe tehdit olarak görülmesinden ileri geliyor. Bu durumdaki erkekler, ev sahibi ülkeler tarafından birer tehdit olarak görüldüklerinden ve ailelerinin ilgi ve koruması altında olmadıklarından iki kat savunmasız oluyor. Babası, eşi ve/ya erkek kardeşi olmayan kadınlarsa savunmasız olarak algılanıyor. Kadının idaresinde olan aileleri merkezine alan insani yardım politikalarının, aile birimlerinin bölünmesini, dolayısıyla kadınlar ve erkeklere yönelik risklerin artmasını kasıtsız da olsa teşvik edip etmediği üzerine düşünülmesi gerekli.

Suriye dışındaki koruma uygulamalarına getirilen sınırlamalar 

Birçok genç erkek ve askerlik çağındaki erkek çatışmadan kasten uzak durduğundan, bağışçılar, medya, ev sahibi hükümetler ve politika yapıcılar dâhil olmak üzere uluslararası toplumun bu insanları yardım almaya hakkı ve ihtiyacı olan siviller olarak görmeleri önemlidir.

Genellikle, savaştan kaçan sivil erkeklere, diğer sivillerinkiyle aynı tür hukuki koruma sağlanmaktadır. Fakat kriz zamanlarında, insani yardım yetkilileri bazı grupları “savunmasız” olarak belirlemekte ve belli türden yardımları “büyük risk altında” olan gruplara yönlendirmektedir. Suriyeli mülteciler söz konusu olduğunda da, diğerlerinde olduğu gibi, kadınlara, çocuklara, yaşlılara ve engellilere daha fazla yardım iletilmektedir. Bu tespitin amacı, yardım yapılan bu grupların ihtiyaçlarını veya çatışma altında ne boyutta savunmasız olduklarını sorgulamak değil, insani yardım dağılımının dayandırıldığı nüfus sınıflandırmasının çocuk, yaşlı veya engelli olmayan bütün erkekleri dışladığını göstermektir.

Askerlik çağındaki bu erkekleri böyle savunmasız kılan ne? Birincisi, Suriye’ye dönemiyorlar. Askerlikten kaçanlar, Suriye’de rejimin kontrolü altında olan bölgelere dönemezler,  döndükleri takdirde asker kaçağı olarak cezalandırılacak,  hapse veya ölüm cezasına mahkûm edileceklerdir. Asker kaçaklarının rejimin kontrolünde olmayan alanlara gitmeleri de mümkün değil zira bir zamanlar Suriye ordusunda görev almış olmaları onları isyancı grupların gözünde şüpheli durumuna sokuyor. Özgür Suriye Ordusundan ya da cihatçı gruplardan kaçanlar ya da aileleri tarafından çekilip alınan insanlar da hemen hemen aynı sebeplerle Suriye’ye dönemiyorlar.

İkincisi, birçok genç erkek mülteci, ev sahibi ülkelerde maddi ve psikolojik açıdan ciddi engellerle karşılaşmakta ve ülkelerinden niçin kaçtıklarını ve Suriye’ye dönerlerse ne türden bir tehlikeyle karşılaşacaklarını pek de bilmeyen ev sahibi ülkelerin hükumetleri tarafından sosyal, politik ve ekonomik istikrara karşı bir tehdit olarak görülmektedir.

Çatışma durumlarında ortaya çıkan savunmasızlıkları algılarken kullandığımız mevcut paradigma, çoğunlukla, genç erkekleri aşırılaşmaya veya şiddete yatkın, tehlikeli saldırganlar kategorisine sokar. Bu durum, savunmasızlıkları muğlak hale getirir ve hem sivil erkekler hem de aileleri üzerinde olumsuz etkiler bırakır; çünkü ev sahibi ülkeler, sınırlarından tek başına girecek erkeklerin saldırgan olduğuna inanmakta, ailelerine kast edecek, silahlı muhalefet oluşturacak ve örgütleyecek ya da gittikleri ülkeye beraberlerinde savaşı götürecek olduklarından endişe etmektedir. Bu tür durumların ortaya çıktığı kanıtlanmıştır da. Fakat savaşa dahil olmamak ve her iki tarafın da askeri güçlerine katılmamak için komşu ülkelere sığınan erkekler de vardır. Bu durum uluslararası toplumun ve özellikle insani yardım toplumunun kabul etmesi ve desteklemesi gereken bir durumdur; söz konusu bu insanlar, milyonlarca Suriyelinin maruz kaldığı çileleri sona erdirmek üzere girdiğimiz çözüm arayışı içinde öncelikli olarak ilgilenmemiz gereken kişilerdir. Uluslararası toplum demografik özelliklere dayalı kategorileştirmeyi ve bu kategorilerin esas aldığı savunmasızlık ve saldırganlık kavramlarını yeniden gözden geçirmelidir. Bu erkeklerin savaşmaya zorlandıklarında ya da savaştan kaçmaya çalıştıklarında aldıkları riskler, “savunmasız” sayılan topluluklardan daha öncelikli olmalarını sağlamalıdır. Ayrıca, bu erkeklere ev sahipliği eden ülkelerin hükumetleri sınırlardaki kısıtlamalara esneklik getirme, sınırlardaki güvenlik görevlilerine gereken eğitimi verme ve gerekli karşılama tesislerini sağlama konusunda teşvik edilmeli ve desteklenmelidir. Bütün bunlara karşılık, uluslararası toplum da gerekli psikososyal etkinliklerin, gönüllü çalışmaların ve bu erkeklere verilecek mesleki eğitimin bir araya geldiği programlar geliştirmeli; bu programlar söz konusu erkeklerin tehdit oluşturduğu yönünde ev sahibi ülkede mevcut olan endişeleri de ele almalıdır. Son olarak şunu söyleyebiliriz, savaşmamayı tercih eden Suriyeli erkekler savaşın sona erdirilmesinin yolunu açabilirler ve Suriye’nin geleceği için yeni olanaklar yaratılmasında etkili olabilirler.

Rochelle Davis (rad@georgetown.edu) Çağdaş Arap Çalışmaları Merkezi’nde doçenttir. Abbie Taylor (act64@georgetown.edu) Uluslararası Göç Çalışmaları Enstitüsü’nde araştırmacıdır. Emma Murphy (emm234@georgetown.edu) ise Mortara Lisans Araştırma Programı kapsamında araştırmacıdır. Yazarların üçü de Georgetown Üniversitesi Edmund B Walsh School of Foreign Service bünyesindedir. (http://sfs.georgetown.edu/)

Bu makale 2013 yılının ikinci yarısı ve 2014 yılının başlarında Ürdün, Lübnan ve Türkiye’deki Suriyeli mültecilerle yapılmış yüzü aşkın söyleşi esas alınarak yazılmıştır.

* Bu konuya ilişkin daha fazla bilgi için bkz. Carpenter R C (2006) ‘Innocent Women and Children’: Gender, Norms and the Protection of Civilians. Hampshire: Ashgate Publishing; Helton A C (1992) ‘Resistance to Military Conscription or Forced Recruitment by Insurgents as a Basis for Refugee Protection: A Comparative Perspective’, San Diego Law Review; and Jones A, ed (2004) Gendercide and Gender.
Nashville: Vanderbilt University Press.

 

cenevre

Dördüncü Cenevre Sözleşmesi tam metni için tıklayınız.

Dödüncü Cenevre Sözleşmesi metninin İngilizcesi için tıklayınız.

 

 

 

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s