Azerbaycan’da benzeri görülmemiş bir baskı: Sivil toplumun önde gelen liderleri hapse atıldı

Kaynak: http://humanrightshouse.org/Articles/20335.html

İngilizceden çeviren: Translators for Justice

09.04.2014

Azerbaycan yetkilileri, ülke yönetimini eleştiren kilit isimleri birbiri ardına tutuklayarak, sivil topluma daha önce benzeri görülmemiş bir baskı uyguluyor. Bir düzineyi aşkın sivil toplum kuruluşuna ait banka hesapları bloke ediliyor ve ofisleri aranıyor. Uluslararası toplumun hedef alınan ve hapse atılan insan hakları savunucularını korumak için gereken tüm önlemleri acilen kullanması gerekiyor. Avrupa Konseyi’nin mevcut dönem başkanı olan Azerbaycan, uluslararası standartları hayata geçirmek, bu zulmü ve baskıyı durdurmak ve hapse atılan tüm insan hakları savunucularını serbest bırakmak konusunda çok daha büyük bir yükümlülük taşıyor.

Azerbaycan hükümeti son iki hafta içinde aralarında insan hakları savunucusu Leyla Yunus ve “Demokrasi için şarkı söyle” kampanyasının koordinatörü olan eşi Arif Yunus; insan hakları savunucusu Rasul Jafarov, insan hakları avukatı Intigam Aliyev’in de bulunduğu, ülkedeki tanınmış ve eleştirel sivil toplum liderlerini tutuklamak için harekete geçti. Bu isimlerin tamamı benzer suçlamalarla tutuklandı (vergi kaçırma, yasa dışı girişimcilik ve görevi kötüye kullanma gibi diğer suçlara ek olarak, Leyla Yunus’a vatan hainliği suçu isnat edildi.)

Bu dört insan hakları savunucusunun ortak noktası, Azerbaycan’daki siyasi tutuklulara ilişkin çalışmaları ve uluslararası arenada bu konuya ilişkin farkındalık yaratma faaliyetleri. Intigam Aliyev, ülkede siyasi davalarda hukuk danışmanlığı hizmeti sunan az sayıdaki avukattan sadece bir tanesi. Siyasi amaçlarla isnat edilen suçlar nedeniyle gözaltına alınan 100’ü aşkın kişinin listesini oluşturmak için yorulmaksızın çalışan Rasul Jafarov ve Leyla Yunus, cezaevinde bulundukları sırada, 8 Ağustos’ta yeni bir liste yayınladılar.

13 İnsan Hakları Evi’nden 64 STK, 5 Ağustos 2014’te Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e gönderdikleri ortak mektupta,  Leyla Yunus’un gözaltında olduğu dönemde sağlığına ilişkin duydukları kaygıyı özel olarak dile getirdi. Yunus, diyabet hastası ve birtakım ilaçlara ihtiyacı var; aynı zamanda öğünlerinin de hastalığının kontrol altına alınması için belirli zamanlarda yemek yiyecek şekilde düzenlenmesi gerekiyor. STK’lar gözaltı koşullarının Yunus’un sağlığı üzerinde yıkıcı etkilere neden olacağından ve görünüşe göre kendisine şu ana kadar yeterli tıbbi bakımın sunulmamış olduğundan kaygılanıyorlar.

Diğer birçok sivil toplum kuruluşu da soruşturmalarla karşı karşıya kalıyor ve banka hesapları donduruluyor. STK liderleri içeriği açıklanmayan yurtdışına çıkma yasağı listelerine alındı; herhangi bir zamanda duruşmaya çıkarılabilirler.

14 Temmuz’da bölgesel sivil toplum lideri Hasan Huseynli 6 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 8 Ağustos 2014’te polis, ülkenin önde gelen medya hakları STK’larından biri olan Haber Muhabirlerinin Özgürlüğü ve Emniyeti Enstitüsü’nün (IRFS) bürolarına baskın düzenledi. Grubun lideri Emin Hüseynov tanınan ve uluslararası alanda kabul görmüş bir insan hakları savunucusu. 8 Ağustos’ta Huseynov’u savcılıkta hazır bulunmaya zorlayan bir mahkeme kararı çıkarıldı. Dolayısıyla her an tutuklanması muhtemel, bu nedenle acil korumaya ihtiyacı var.

İnsan Hakları Evi Vakfı (HRHF) Yönetici Direktörü Maria Dahle: “Bu cesur insan hakları savunucularına yöneltilen suçlamaların siyasi amaçlı olduğunu biliyoruz. Yetkililer özellikle Avrupa Konseyi bünyesinde, ülkeyi uluslararası yükümlülüklerine ve taahhütlerine sadık hale getirmek isteyenleri susturmak istiyor,” dedi.

Azerbaycan, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi dönem başkanlığını Mayıs 2014 itibarıyla üstlendi. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev Haziran 2014’te Konseyin Parlamenter Meclisi’ne hitap ettiğinde; Emin Huseynov, Resul Caferov ve Intigam Aliyev, Strazburg’da Azerbaycan’ın insan hakları sicilinin eleştirildiği bir yan etkinlik düzenledi. Maria Dahle’ye göre; “Yetkililer, uluslararası topluma parlak bir sicil göstermek istiyor ve bu nedenle eleştirel yaklaşanları susturuyor. Bu baskı dalgası, Azerbaycan’ın Avrupa Konseyi dönem başkanlığı ile ve yetkililerin eleştirel seslere yönelik yaptığı misilleme çağrılarıyla ilgili.”

Bu baskı dalgası, 26 Mayıs’ta Anar Mammadli ve Bashir Süleymanlı’nın sırasıyla 5 yıl 6 ay ve 3 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmasından sonra başladı. Bu iki insan hakları savunucusu, Azerbaycan’da seçimleri gözlemleyen tek bağımsız grubun liderleri. Aynı zamanda, bir gençlik sivil toplum hareketi olan NIDA mensubu 8 aktivist, holiganlık, uyuşturucu ve patlayıcı bulundurma ve asayişi bozma suçlarından hüküm giydi. 4 Temmuz Cuma günü diğer bir NIDA aktivisti Ömer Mammadov, satış amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

İnsan hakları savunucularını korumak için son çare olarak, uluslararası topluma Azerbaycan’daki hızla kötüye giden duruma acilen karşılık vermeleri ve tutukluların serbest bırakılmasını talep etmeleri için çağrıda bulunuyoruz. Maria Dahle de ekliyor; “Uluslararası toplumun harekete geçmemesi, ülkenin bağımsız insan hakları toplumuna yönelik baskıların önümüzdeki haftalarda devam edebileceği anlamına gelebilir. Avrupa Konseyi ve birliğin parlamenterler meclisi, bu misillemeleri sükûnetle kabul edemez.”

İnsan Hakları Evi Vakfı (Human Rights House Foundation)

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s