Arap Kralı Müslüman Kardeşler’e karşı. Körfez İmparatorluğu İntikam Alıyor

20.08.2013
Almancadan Çeviren: Translators for Justice
Kaynak: http://www.taz.de/!122113/

Inga Rogg

Suudi Arabistan yönetimi demokratikleşme hareketini önlemek amacıyla müttefikleriyle birlikte Mısır’da general El Sisi’yi destekliyor.

İSTANBUL taz | İnsan hakları savunucuları yüzlerce ölüye ve toplu gözaltılara dikkat çekiyor, Batı uyarıyor, Amerika ve Türkiye planlanan askeri tatbikatları iptal ediyor. Peki Abdülfettah El Sisi üzerinde belki de en fazla etkisi olan tek ülke, Suudi Arabistan bu durumda ne yapıyor? Darbecilere açık çek veriyor.

Kral Abdullah Cuma günü yaptığı açıklamada Suudi Arabistan’ın teröre ve ayaklanmaya karşı Mısırlı kardeşlerinin arkasında olduğunu belirtti. Aynı zamanda tüm Arapları dış müdahaleye ve istikrarsızlaştırma çabalarına “erkekçe” karşı durmaya çağırdı. Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Ürdün de bu konuda Riyad’a tam destek veriyor. Yalnız Kuveyt şiddetin boyutu konusunda endişe duyuyor ve iki taraftan da daha ılımlı olmalarını talep ediyor.

Suudi Arabistan’ın Müslüman Kardeşler’i terörist ilan etmesi arabulucuların suratına tokat gibi indi. İngiliz Durham Üniversite’sinden Christopher Davidson, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn’in bu tavrının Amerika ve İngiltere’yi çok zor durumda bıraktığını belirtiyor. Davidson’a göre Suudi Arabistan enerji tedariği konusunda dünya çapında güçlü bir konumda olduğuna ve bu baskınlığı nedeniyle Batı’nın eninde sonunda Suudilerin bölgesel politikasını kabul edeceğine inanıyor.

Suudi Arabistan, Kuzey Afrika ve Arap dünyasındaki devrimcileri hiçbir zaman iyi karşılamadı. 2011’de Amerika Başkanı Barack Obama Mısır’ın despot yöneticisi Hüsnü Mübarek’i desteklemekten vazgeçtiğinde Suudiler öfkeden köpürmüştü. Mübarek ne de olsa Müslüman Kardeşler’e karşı savaşta yıllardır en önemli müttefikleriydi. Hanedan o zamandan beri Nil kıyısındaki islamcıların yükselişini endişeyle izliyor. Çünkü onların sandıktaki başarısı kralın hükümdarlığı için büyük bir tehdit oluşturuyor.

Suud ailesi, meşruiyetlerini kutsal mekanlar Mekke ve Medine’nin koruyucusu olmalarından ve şeriat düzenini sürdürmelerinden alıyor. Bu, Sünni İslamın aşırı muhafazakar bir kolu olan Vahhabiler ile yaptıkları antlaşmaya dayanıyor. Müslüman Kardeşler İslam’ı yorumlama şekilleriyle buna bir alternatif sunarak Suud ailesinin gücünü sarsıyor.

Türkiye Müslüman Kardeşler’i destekliyor

Şu anki durum tarihi ironik bir biçimde tersine çeviriyor: Suudi Arabistan 50’li ve 60’lı yıllarda Mısır ve diğer Arap ülkelerinin laik yöneticileri tarafından amansızca takip ettirilen islamcılara kucak açmıştı. Suudi Arabistan Kralı, Müslüman Kardeşleri’nin dünya çapındaki ağlarını da uzun süre desteklemişti. Bu durum 90’lı yıllarda Müslüman Kardeşlerin Kral’ı ABD’yle yaptığı işbirliği nedeniyle eleştirmesiyle ve radikal grupların oluşmaya başlamasıyla değişti.

Müslüman Kardeşler Arap Baharı’yla Körfez genelinde ve Ürdün’de güç kazandı. Amman’dan siyasal risk analizi uzmanı Kirk Sowell’e göre Suudi Arabistan şimdi bu nedenle karşı ihtilalin başına geçmiş durumda. Suudiler Müslüman Kardeşlerin Ürdün’de güçlü olması ve komşu ülke Suriye’deki savaş nedeniyle burada da istikrarın bozulmasından büyük endişe duyuyor.

Amman’da Cuma günü toplanan binlerce Müslüman Kardeşler üyesi, Mısır ordusunun ve polisinin yaptığı kanlı müdahaleyi protesto etti. Krallık ise yarım milyondan fazla Suriyeli mültecinin durumuna çözüm bulmak için çabalıyor.

Sowell incelemesini şu değerlendirmeyle sürdürüyor: “Suudi Arabistan Ürdün’ü bir köprü olarak kullanıp Suriyeli isyancılara bu yolla silah aktardığı için bu ülkeye ihtiyaç duyuyor. Diğer yandan Türkiye ile giderek kötüleşen ilişkileri nedeniyle de Ürdün Suudiler için giderek daha büyük önem kazanıyor.”

Türkiye de Körfez ülkesi Katar gibi Suriye ve Mısır’daki Müslüman Kardeşleri destekliyor, bu durum Suudi Arabistan’ı kızdırıyor. Şimdi Riyad, El Sisi’ye yaptığı koşulsuz yardımla Türkiye ve Katar’a dış politika konusunda gözdağı veriyor. Bu tutum Suriye ve Mısır’ın içinde bulunduğu kriz için çok kötü sonuçlar doğurabilir.

Riyad El Sisi’ye milyarlarca dolarlık yardım yapıyor

Suriye’de muhalefet Cumartesi yaptığı açıklamayla ana karargahlarını Kahire’den Türkiye’ye taşıyacaklarını bildirdi. Muhaliflerin şimdiye kadar en iyi Istanbul’dan hareketle çalışmalarını sürdürmelerine rağmen Mısır’ın devrik Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin kendilerini şahsen Mısır’a davet etmesi üzerine orada konuşlanmışlardı. Suriyeli muhaliflerin kendilerini Kahire’de artık güvende hissetmemesi El Sisi’nin karşıtlarını tamamen bastırdığına işaret ediyor. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, bunun Suriye’deki gibi silahlı bir ayaklanmaya neden olabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.

Riyad bu tehlikeden etkilenmiyor. Mursi devrilir devrilmez El Sisi’ye 5 milyon dolar vaat etti, Birleşik Arap Emirlikleri bunun üzerine 3 milyon daha ekledi. Suudilerin gerekirse Washington ve Avrupa’dan gelen maddi yardımın kesilmesi durumunda bu desteği üstleneceğine kesin gözle bakılıyor. Davidson, bununla Suudi Arabistan ve müttefiklerinin Arap Dünyası’nın önemli bir kısmıyla, özellikle de imkansızlıklar içinde yaşayan gençlikle gerçek anlamda karşı karşıya geleceğini belirtiyor. Davidson’a göre bu, Körfez monarşilerinin kendi halkıyla bağını ve bu insanların beklentilerini yerine getirebilme gücünü yitirdiğini gösteriyor. Bu ülkelerin zaten zayıf olan meşruiyetlerinin böylece daha da sarsılacağının altını çiziyor.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s