Sudanlı genç bir mülteciyle deniz yoluyla kaçak göç üzerine yapılan bir söyleşi: “İntihar gibi birşey”

4.10.2013
Almancadan çeviren: Translators for Justice
Kaynak: http://www.taz.de/Sudanese-ueber-Flucht/!124946/

Sudanlı Emad Hassan, güvenliğimi sağlayacak herhangi bir ülkeye giderim diyor. Kaçak göçün ne denli tehlikeli olduğunun farkında, ancak kaybedecek birşeyi yok.

Sayın Hassan,  Libya savaşından bu yana Tunus´tan  çıkamamışsınız. Bundan sonrası için ne düşünüyorsunuz?

BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) bana mülteci statüsü verdi, ancak bizleri hiçbir ülke kabul etmek istemiyor. Bu nedenle 6 aydır Tunus´ta Birleşmiş Milletler bürosu önünde eylem yapıyoruz. Ailelerimizle birlikte yaşayabileceğimiz bir ülkeye gitmek istiyoruz.

Avrupa´ya mı?

Avrupa olması şart değil. Bu Avrupa´lıların önyargısı. Güvenlik içerisinde ve onurlu bir şekilde yaşayacağımız hangi ülke olursa olsun, bu Afrika´da bir ülke de olabilir, yarın kalkar oraya gideriz.

Birleşmiş Milletler’in Tunus çölünde, binlerce mültecinin kaldığı Choucha mülteci kampında iki yıl yaşadınız. Sonra o kamp kapatıldı. Peki, ordaki insanlara ne oldu?

Birçoğuna mülteci statüsü verilmedi ya da sığınmacı olarak yerleşebilecekleri bir yer bulunamadı. Umutsuzluğa kapılarak teknelere binenler oldu hep. Kimileri boğularak yaşamını yitirdi, kimileri Avrupa´ya ulaşabildi. Birleşmiş Milletler mülteci kampını kapattığında, mültecilerden bazıları Tunus için 1.500 Dinar [yaklaşık  670 Euro] uyum yardımı aldılar. Ancak buraya ailenizi getiremiyorsunuz. Geçimimizi sağlama olanağımız yok. Bu nedenle birçok kişi bu parayı burdan kaçmak için kullandı.

Peki, bu para kaçmak için yeter mi?

Yetmese de epey işe yarar.

Mülteciler neden kendi ülkelerine dönmüyorlar?

Bu insanlar Eritriya, Somali ve Sudan gibi diktatörlüğün hüküm sürdüğü ya da savaşların olduğu bölgelerden geliyorlar. Oralara geri dönemezler. Libya´da ise Sahra Altı’ndan gelen göçmenler için durum çok tehlikeli.

Geçtiğimiz Perşembe günü Lampedusa adası açıklarında mülteci teknelerinin batmasıyla yaşanan en büyük facialardan biriyle sarsıldık. Olayı duyduğunuzda ne düşündünüz?

Yaşananları hepimiz duyduk ve çok etkilendik. Böyle haberler aldığımızda Choucha kampından tanıdığımız insanların da teknede olup olmadıklarını bilemiyoruz.

Tüm yaşananlara rağmen mülteciler o teknelere binmeyi göze almaya devam ediyor. Neden?

İnsan öyle bir noktaya geliyor ki, eliniz kolunuz bağlanmış hissediyorsunuz. Gelecek diye birşey yok, adına yaşam diyebileceğiniz birşey yok, ne ileriye gitmek mümkün ne de geriye dönmek. İşte bu noktada hiçbir şeyin önemi kalmıyor. 80’e 20 ölme riski olduğunu biliyorsunuz. Bu intihar gibi birşey, bunu da biliyorsunuz, ancak kaybedecek hiçbir şeyiniz olmadığında bu da fark etmiyor. İnsanlar öyle çaresiz ki bu riski almak da onlar için bir şey ifade etmiyor artık. Hiçbir şeyden korkmuyorlar. Ya hayat devam edecek ya da öleceksin işte.

____

Sudan doğumlu olan Emad Hassan, 25 yaşında. 2011 yılına dek yaşadığı Libya´yı savaş başlayınca terk etmiş. Orada Sahra Altından gelenlere eski diktatör Muammer Kaddafi´nin destekçileri gözüyle bakılıyor. Tageszeitung gazetesi olarak ona geçtiğimiz Cuma, Tunus’taki BM Mülteciler Yüksek Komiserliği ofisinin önünde sürekli olarak yapılan anma ve uyarı eyleminde rastladık. Söyleşiyi telefonda yaptık.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s