Türkiye’nin Liderleri Mısır Darbesini Nasıl Kullanıyorlar

09.07.2013
İngilizce’den Çeviren: Translators for Justice
Kaynak: http://www.usnews.com/opinion/blogs/world-report/2013/07/09/egyptian-overthrow-of-morsi-helps-turkeys-erdogan

Yazan: Claire Berlinski

Eğer Amerikan basınını izliyorsanız, Türkiye’deki gösterilerin durulduğu izlenimine kapılabilirsiniz. Fakat aslında bunun gerçekle uzaktan yakından ilgisi yok. İşin garibi, eğer Türk basınını izliyorsanız, kendinizi Mısır’da sanabilirsiniz; çünkü basın yalnızca Mısır’dan söz ediyor.

Bu tuhaflığın nedenine gelince: Beylik açıklama, Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan için Mısır’daki darbenin bir kabus olduğu, iddialı dış politika hayallerine ket vurduğu şeklinde yapılabilir. Bu açıklama bir noktaya kadar doğrudur da.

Ancak iç politika bakımından, tam tersi bir açıklama doğrudur: Erdoğan’ın hayalleri gerçek olmuştur. Mısır’da olanlar, hem yabancı basının dikkatini Türkiye’den Mısır’a kaydırmış, hem de kendi ülkesinde gündemi değiştirmenin yolu açılmıştır. Üstelik Mısır’daki darbe, Erdoğan’ın Gezi Parkı protestocularını “darbe heveslisi” olarak gösteren düzmece iddialarına inandırıcılık kazandırmasını sağlamıştır. (İddiaların gerçekle ilgisi olmadığını gösteren bunca ciddi araştırmaya rağmen).

İstanbul’daki protestolara gelince: Geçtiğimiz Cumartesi günü, İstanbul 1. İdare Mahkemesi, tartışmalı “Taksim Yayalaştırma Projesi”ni tümüyle iptal edince parkın da kamuya açılması sağlanmış oldu. Coşkulu İstanbullular, zaferlerini kutlamak için saat 19:00’da Gezi Parkı’nda buluşmaya karar verdiler. Buluşmaya saatler kala İstanbul Valisi Twitter’dan bir duyuru yayımladı: “Gezi Parkı’nın beklenen açılışı, düzenleme çalışmaları tamamlanarak yarın yapılacaktır.. Huzur ve neşe getirsin,hayırlı olsun.”

Valinin, prensip olarak “ulusal güvenlik ve kamu düzeninin sağlanması, suçun önlenmesi, toplum sağlığı ve kamu ahlakı, başkalarının hakları ve özgürlüklerinin korunması” gibi gerekçelerle toplantıları yasaklama hakkı bulunuyor. Ancak valinin mesajı, parkın ne zaman açılacağına ilişkin hiçbir gerekçe içermiyor. Yani halka “Parka ancak iktidar girebilirsiniz dediğinde girebilirsiniz, mahkemeler girebilirsiniz dediğinde değil” deniyor.

Beklenen oldu, öfkeli vatandaşlar ellerinde mahkeme kararıyla Taksim Meydanı’nda toplandılar. Üzerlerine yine sular sıkıldı, yine gaza boğuldular. Binlerce insan paniğe kapılıp İstiklal Caddesi’nden aşağı doğru koşmaya başladı. İstiklal Caddesi, İstanbul’un merkezinde, genellikle keyifli yayalarla dolup taşan bir caddedir ve o Cumartesi günü de, öyle olmaması için hiçbir sebep yoktu: Tabii eğer iktidar partisi mahkeme kararını -kelimenin her anlamıyla- tanımadığını kanıtlamak için bütün gücüyle harekete geçmeseydi.

Dolayısıyla, İstiklal Caddesi bu hale geldi- ( looked like this –)  ve ben de buna tanığım; çünkü kamera benim elimde olmasa da, o gaz bulutunun içinde bir yerlerde ben de varım. Güzel bir yaz akşamı İstiklal Caddesi’nde dolaşmanın iyi bir fikir olacağını sandığım için enayiliğime doymayayım. Kargaşada 59 vatandaş gözaltına alındı. Anneler babalar çocuklarını polisin elinden alabilmek için çırpındılar; ama bir işe yaramadı, onlarca genç insan polis araçlarına tıkıldı.

Türkiye’de neler olup bittiğinden haberdar olmadığınız için mazur görülebilirsiniz, zaten birinci elden tanıklık etmeyen Türk kamuoyu da olanlardan haberdar değil. Erdoğan, Türk medyası üzerinde kurduğu baskı ve kamuoyu gündemini bir anda değiştirebilme becerisiyle ünlü. Darbe başladığından beri, buradaki haberler Mısır’la yatıp Mısır’la kalkıyor. Ancak, haberler Mısır’da gerçekte neler olup bittiğiyle alakalı değil. Mısır’daki olaylar, geçmişi askeri darbelerle gölgelenmiş Türkiye’de, bütün bunların aksine daha da çok demokrasi isteyen Gezi Parkı direnişçilerini, demokrasiyi yok etmeye çalışmakla itham edebilmek için kullanılıyor.

Yani, Türkiye’nin Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin yönetimden uzaklaştırılmasıyla ilgili tutkusunun Müslüman kardeşlerinin akıbetiyle bir ilgisi yok. Elbette ideolojiyle ilgisi var; ama her şeyden çok iç politikayla ilintili. Türkiye’deki huzursuzluk durulmuş değil. Ayrıca normal koşullarda, darbe hakkında dehşet verici ama sığ yorumlara günde 24 saat maruz kalmasalar, Türkler Mısır’da demokrasiye neler olduğuyla pek de fazla ilgilenmezler.

Aslında “Bu Daha Başlangıç, Mücadeleye Devam” diye bağıran göstericiler, mücadelenin uzun süreceği konusunda haklı olabilirler. Ve eğer haklılarsa, Erdoğan’ın elinde onları hala marjinal darbecilermiş gibi gösterecek ne koz kaldığı tümüyle belirsiz. Yine de, başbakanın şapkadan tavşan çıkarmaktaki maharetini yabana atmamak gerekir.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s