ALMAN BASINI RAPORU-2 (08.06 2013)

(Türkiye´de yaşananların Alman basını ve medyası tarafından nasıl değerlendirildiğine dair çeviriler)

Kaynaklar: ARD-Tagesschau, ZDF, Die Welt

 

Erdoğan çatışma yönünde ısrarlı (ARD-Tagesschau, 6.06.2013 saat 16:00 haberleri)

Şiddetli protestolara rağmen, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan İstanbul’da tartışılan inşaat projesi konusunda kararlı tavrını sürdürüyor. Başbakan Erdoğan Tunus’un başkenti Tunis’te Gezi Parkı’nın yeniden düzenlemesini sürdüreceklerini söyledi. Başbakan protestocuları teröristlerle aynı kategoride değerlendiriyor.

Gece boyunca protestocular ile polis arasında çatışmalar sürdü. Gözlemcilere göre yüzlerce protestocu Ankara’nın merkezinde polislere taş attı, polis ise biber gazı ile cevap verdi. Doğu illerinden Tunceli’de hükümet karşıtı yüzlerce kişi caddeyi kapatarak polise taş attı. Polis de tazyikli su ile yanıt verdi.

Buna karşın, geçtiğimiz günlerde en şiddetli çatışmaların yaşandığı İstanbul, diğer yerlere göre daha sessizdi. Protestocular bir protesto kampı haline getirdikleri Taksim Meydanı’ndalar.

Erdoğan bekleniyor

Erdoğan çok yakında Kuzey Afrika seyahatinden geri dönüyor. Erdoğan’ın partisi AKP’den Başbakan yardımcısı Hüseyin Çelik partili üyelerden Başbakanı karşılamaya gelmemelerini istedi. Böyle bir şey tekrar sinirlerin gerilmesine yol açabilirdi

Bu konuyu 6 Haziran 2013 saat 16’da “Tagesschau” („Güne bakış“) haber yaptı.

 

Kaynak:    http://www.tagesschau.de/ausland/tuerkei-proteste120.html

 

 

Erdoğan inşaat projesinde kararlı (ZDF-heute.de haberi, 7.07.2013)

Başbakan Erdoğan inatlaşıyor. Bir sembol haline gelen Gezi Parkı protestolarına rağmen Başbakan inşaat projesinde kararlı.Türkiye’nin her köşesinde yabancıların da içinde olduğu tutuklamalar var.

Türk polisi İstanbul’da protestoculara karşı sürdürdüğü operasyon içinde bir Alman’ın da bulunduğu 11 kişiyi tutukladı. Türk basında çıkan haberlere göre provokatör olmakla suçlanıyorlar. Aralarındaki Alman vatandaşı, turist olarak Türkiye’ye giriş yapmış. Ölü sayısı, Adana’da protestoculara karşı yapılan operasyonda köprüden düşerek ölen polis ile birlikte dört kişiye çıktı.

Erdoğan Tunus gezisi dönüşünde protestocuların arkasına saklandıklarını iddia ettiği aşırı solcuları suçladı.

Erdoğan’ın tutumuna eleştiri

Protestolar Gezi Parkı protesto kampının şiddet içeren bir operasyonla dağıtılmaya çalışılmasından sonra alevlendi.

Bu arada protestocuların tepkileri Erdoğan ve islamcı-muhafazakar AKP partisinin gittikçe otoriterleştiğini görülmesiyle yön değiştiriyor.

Gezi Park’ında planlanan inşaatta eski Osmanlı kışlası ve bunun içinde alışveriş yerleri ile konut yapılması düşünülüyor.

“Eskiden burada topçu kışlası var mıydı, yok muydu?“, diye soran Erdoğan Tunus’tan „burası tarihi bir yapıydı“ diyerek  seslendi. “Neden bu projeye karşı çıkılıyor? Çünkü bu fikir AKP’den çıktı.“

Erasmus öğrencileri tutuklandı

İstanbul’da dün gece Taksim Meydanı çevresinde toplanan on binlerce kişi yine Erdoğan’ı protesto etti. Tutuklanan yabancılar ile ilgili farklı haberler var. “Radikal“ gazetesinin bildirdiğine göre tutuklanan on bir kişi Avrupa Birliği’nin Erasmus programına katılan öğrenciler.

“Zaman” gazetesinin haberine göre yabancılar ABD, İngiltere, Fransa ve Yunanistan’dan geliyor. Üzerlerinde gaz tüpü ve havai fişek bulunduğu söyleniyor. Bir kaçı diplomatik pasaporta sahip. İslamcı “Yeni Akit“ gazetesi okuyucularına bunu ilk sayfasında duyurarak pasaprtların, üzerlerinde gittikleri ülkeleri karıştırmak, sabotajda bulunmak üzere görevlendirildiklerini gösteren birer belge olduğunu ileri sürdü.

Twitter kullanıcıları tutuklandı

Türk Hükümetine karşı protestoların başlamasından bu yana polis, ilk kez aktif internet kullanıcılarına karşı harekete geçerek tutuklamalara başladı.

İzmir’de Twitter kısa mesaj organı üyelerinden en az 29 kişi gözaltına alındı. Türk medyasına göre başkaldırıyı kışkırtmakla, propaganda yapmakla ve yanlış bilgi yaymakla suçlanıyorlar. Protestocuların temsilcileri kendilerine karşı şiddet kullanılan bu geceden sonra protestoların süreceğini açıkladılar. Sendikalar da üyelerine sokağa çıkma çağrısında bulundular.

Protesto aktivistlerinden “Taksim platformu“ İnisiyatifi, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ile yapılan görüşmeden sonra, hükümetin isteklerine cevap verene kadar mücadelenin devam edeceğini açıkladı. Aktivistler diğer isteklerinin yanı sıra Gezi Parkı’nın kalmasını, AVM inşaatından vazgeçilmesini istiyorlar.

Bunun dışında biber gazı ve göz yaşartıcı gaz kullanımının yasaklanmasını talep ediyorlar. Protestoculara karşı şiddet kullanan sorumlu ve yetkili herkesin görevden alınması şart koşuluyor.

Kaynak: http://www.heute. de/Erdogan-beharrt-auf-Bauprojekt-28258568.html?view=print

 

Destekçileri Erdoğan’ın dönüşünü kutluyor (ARD-Morgenmagazin, 7.06.2013 saat 7:41 haberleri, Michael Schramm, ARD İstanbul)

Recep Tayyip Erdoğan sevinç çığlıkları atan binlerce taraftarı önünde hükümete karşı protestoların derhal durdurulmasını istedi. Dört gün süren Kuzey Afrika gezisi dönüşünde İstanbul Atatürk havalimanında “bu protestolar yasaya aykırı ve bunun derhal sonlandırılması gerekiyor. Demokratik inanırlılığını kaybedip vandalizme dönüştü’ dedi.

Destekçileri kendisini coşkulu bir şekilde karşıladılar. “Sizinleyiz, Erdoğan“, “İstanbul uyuma, liderini savun“ ve “hepsini çiğneyelim“ gibi sloganlar attılar.

Bu, bir hafta süren protestoların ardından Erdoğan’ı destekleyen ilk büyük gösteri idi. Erdoğan kısa konuşmasında taraftarlarını yedi gün süren protesto sırasında sağduyulu davranışları için “sakin kalıp, aklınızı kullandınız” diyerek övdü.

Polise “güvenliğimizi sağlamak için, yaptıkları iyi işleri için” teşekkür etti. Güvenlik güçlerinin “teröre, anarşizme ve vandalizme karşı” engel olduğunu ifade etti.

Erdoğan muhalifleri protestolarını sürdürüyor

Binlerce insan İstanbul’daki Taksim Meydanı’nda protesto gösterilerinde bulunarak Erdoğan’ın görevden istifa etmesini talep etti. 80’e yakın illerde protestolar yaklaşık bir haftadır sürüyor. Bunlar Erdoğan’ın yönetim tarzına ve gittikçe artan İslamlaşmaya yönelik. Protestoların kaynağı İstanbul’da bir inşaat projesine karşı yapılan bir protesto/gösteri ve buna karşı polisin sert müdahalesiydi. İki protestocu, bir polis, toplam üç kişi bu çatışmada hayatını kaybetti. Türkiye İnsan Hakları Vakfı’na göre şu ana kadar 4300 kişinin biber gazından kaynaklanan sağlık sorunlarından ötürü tedavi gördüğünü belirtti. İçişleri Bakanı Muammer Gül, 746 kişi ve 500’ü aşkın polisin yaralandığını açıkladı. Protestolar sırasında aralarında bir Alman vatandaşının da bulunduğu 7 yabancı da gözaltına alındı.

 

Kaynak: http://www.tagesschau.de/ausland/tuerkei-proteste122.html

 

 ‘Erdoğan’ın hayali planları buraya gömülecek’ (Die Welt, 06.06.2013,Boris Kálnoky´in haberi)

Yeşiller Başkanı Cem Özdemir, İstanbul Gezi Parkı’nı ziyareti sırasında Türk Hükümeti’yle ilgili düşüncesini açıkça dile getirdi. Yaşanmakta olanların kendisine Alman Yeşiller Partisi’nin doğuşunu hatırlattığını söyledi.

İstanbul Gezi Parkı’nda insanlar merakla yaklaşarak ‘bu kim, bu kim?’ diye soruyorlar. Hemen birinin oradan çıkıp bilgi vermesi, Türkiye’de çok sayıda kişinin Cem Özdemir’i  tanıdığını gösteriyor. Türk kökenli Alman Yeşiller Partisi Başkanı öteki vatanı Türkiye’de de ilgi görüyor. Özellikle de çevrecilerin, AKP Hükümeti’nin buldozerlerinden kurtarmak istedikleri bu küçük parkta.

Özdemir parkta dolaşıyor ve Yeşilci Türklerle, Türk Yeşilcilerle, en azından kendisi gibi düşünen insanlarla karşılaşıyor. İnsan hakları, kadın hakları, yönetime katılma hakkı. Eylemciler ve meraklılar ona doğru geliyorlar, onunla fotoğraf çekilmek istiyorlar. Hemen etrafını kameramanlardan ve basın fotoğrafçılarından oluşan bir kalabalık sarıyor.

Özdemir,  protestoda ölenleri hatırlatan, demokrasi taleplerini içeren ve toplu bir çığlığı yansıtan, ağaçlara asılı çok sayıda afiş ve yazıya bakıyor. İnsanları dinliyor, kalabalık gittikçe büyüyor, daha sonra Özdemir’den bir konuşma yapması isteniyor. Fakat o, bunu nazikçe reddediyor.

Özdemir sakin bir anda bana, ‘biliyor musunuz burası bana neyi hatırlatıyor?’ diyor ve ‘Almanya’da yeşiller hareketinin oluşum sürecini. Toplumsal değişim ve dönüşümle ilgili aynı duygular’, diyerek de cevap veriyor kendi sorusuna. Gerçekten de şu anda Türkiye’deki protesto hareketinin hiçbir partiyle ilgisi yok. Sempatizanların %70’i kendilerini hiçbir siyasi partiye yakın hissetmediklerini söylüyorlar.

Dinamik bir süreçten geçiliyor. Mevcut hiçbir partinin bu akımdan nemalanması mümkün görünmüyor. Yeni bir partinin doğması mümkün olabilir ama.

Karşı duruşun açıkça ifadesi

Özdemir, ‘muhalif CHP burada yer edinemez – ve İktidar Partisi AKP’nin insanlara gözdağı veren eski sistemlerinin artık işlemediğini anlaması gerekir ‘diyor ve daha şimdiden protesto hareketinin, Türk siyasetini derinlikli düşünmeye ve biraz da kaygıya sevk ettiğini belirtiyor.

Bugüne der zaman Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’la ilgili üstü kapalı eleştirilerde bulunan ve Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girmesini isteyen Yeşiller Partisi Başkanı ilk defa, Hükümete karşı son derece eleştirel ifadeler kullanıyor. ‘Bir defa şu bir gerçek ki Erdoğan’ın, devlet başkanı olup aşırı derecede genişletilmiş yetkilerle Türkiye’ye hükmetme hayalleri, hemen buraya, Gezi Parkına gömülecektir.“

Erdoğan dışındaki diğer bütün Türk siyasi liderlerin bu arada ılımlı ifadeler kullandıklarının iyiye işaret ettiğini belirten Özdemir, ‘bunun sadece lafta kalmayıp sonuçlara da yansıması gerekir. Erdoğan’ın da insanlara seslenirken, – özellikle onu seçmeyenlere seslenirken–, emir verir gibi konuşmaktan vazgeçmesi gerekir‘ diyor.

Erdoğan İslami çerçevede düşünüyor olabilir, ancak kamusal alanda yaptığı konuşmalarda her zaman öncelikle ekonomik başarılarından  söz ediyor. Özdemir ‘AKP’nin, insanların bu partiyi dindar oldukları için seçmediklerini bilmesi gerekir’, diyor ve ekliyor: ‘ Aksine, AKP ekonomik refah getirdiği için.’ Bu da uzun vadede demokrasi ile sıkı sıkıya bağlantılıdır.

Turistler tatillerini iptal ediyorlar

Erdoğan’ın dik kafalılığı bu durumda tam da Türk ekonomisine zarar veriyor. Borsa, karışıklıklar sırasında çöktü, Türk lirası da öyle. Turistler sezonun başladığı bu günlerde tatillerini iptal ediyorlar. Uzun zamandır istikrarlı ve dinamik görünen ama birden, ani felaketlerden hemen istikrarsızlaşabilecek olduğu anlaşılan ülkede sermaye, yurt dışına kaçıyor.

Özdemir, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e, böyle bir krizde ortamı sakinleştirici konuşmaların nasıl yapılacağını ve uzlaşı aranması gerektiğini gösterdiği için övgüde bulunuyor. Özdemir, Erdoğan ile Gül arasında bir iktidar mücadelesi olup olmadığı konusunda konuşmak istemiyor. Fakat ‘Gül bu krizde çok güçlendi’, diyor.

Yeşiller Başkanı Erdoğan’ın kurmayları ile doğrudan konuşmamış. ‘Çevresindeki insanlardan tanıdıklarım var tabii’ diyor. Ve ekliyor: Gerçi çoğu da zaten şu sıralar burada değil.’

Çeviren: Translators of Translate for Justice

Kaynak: http://www.welt.de/politik/ausland/article116897367/Erdogans-hochfliegende-Plaene-werden-hier-begraben.html

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s